Sağlıklı ve Doğru Beslenme İçin Öneriler

Sağlıklı yaşamın en temel gerekliliklerinden biri doğru beslenmedir. Beslenme, sadece vücudun ihtiyacı olan maddeleri almak anlamına gelmez; doğru besinleri, doğru zamanda seçmeyi ve hastalıklardan korunabilmek için hedefimize uygun beslenmeyi bilmek gerekir.

Beslenirken sadece vücudumuzu değil, probiyotiklerimizi de besliyoruz. Bağırsaklarımızdaki probiyotikler, bizim için çalışan ve savaşan savunma askerlerimizdir. Eğer probiyotiklerimizi desteklemezsek, bağışıklık sistemimize zarar veririz. Yetersiz beslenme bağışıklık sistemini zayıflatan en önemli sebeptir. Bunun tam tersi olan obezite de aynı şekilde bağışıklık sisteminin bozulmasına yol açar. Hangi besini ne zaman ve ne kadar yiyeceğim? Doğru beslenmenin yazılı bir kuralı var mıdır? Herkes için geçerli olan prensipler nelerdir? Aşağıda, bu soruların cevaplarını ve her insanın rahatlıkla uygulayabileceği 40 önemli öneriyi bulabilirsiniz. Anlattıklarımız, sağlıklı yetişkin insanlar için geçerli genel prensiplerdir. Eğer herhangi bir hastalığınız veya alerjiniz varsa, doktorunuzun tavsiyelerine göre beslenmelisiniz.

Sağlıklı beslenmek için öneriler;

• Dengeli ve sağlıklı beslenin. Hiçbir zaman tek taraflı beslenmeyin. En sağlıklı besin bile, aşırı miktarda tüketilirse sağlığa zarar verebilir.

• Fast food gıdaları hayatınızdan çıkarın.

• Besinlerinizi her zaman yerel tohumlarla kimyasal ilaç kullanılmadan üretimli veya organik üretilen besinlerden seçin.

• Taze sebze meyveleri mevsiminde tüketin.

• Mevsim dışında sağlıklı sebze meyve tüketmek için geleneksel saklama yöntemlerinden uygun olanı seçebilir, evde konserve, turşu, kurutma, dondurma ve benzeri yöntemleri uygulayabilirsiniz.

• Geleneksel gıda hazırlama yöntemlerini terk etmeyin, Ekşi mayalı ekmeğinizi, yoğurdunuzu, sirkenizi, salçanızı kendiniz yapın.

• Hazır yoğurtlar probiyotiklerinize bir fayda sağlamaz, bağışıklık sisteminizi desteklemez. Özellikle çocuklarınıza sadece ev yoğurdu yedirin.

• Her türlü hamur işinden uzak durun.

• Ekşi maya ile üretilmiş tam tahıl ekmeklerinden günde 3 dilim yiyebilirsiniz. Daha fazlasını asla tüketmeyin.

• Mevsimi dışında taze sebze meyve tüketmek, hastalıklara davetiye çıkarmak demektir. Hastalıklardan korunacağım derken, hasta olmayın. Fabrikasyon, işlenmiş gıdalardan mümkün olduğu kadar uzak durun!

• Çiftlik balıklarından uzak durun, doğal deniz balığı tüketin. Sadece sebzelerin değil, balığın da mevsimi vardır. Her balığın avlandığı dönemleri öğrenin ve mevsiminde avlanan taze balığı tüketin.

• Yerel üreticileri, yerel tohumları ve yerel tarım ürünlerini destekleyin. Birey olarak tavrınızı sergilemenin en iyi yolu, yerel tarım ürünlerini satın almaktır. Eğer bir ürüne talep varsa, o ürünün yetiştiği tohum yok olmaz.

• GDO’lu ürünlerden uzak durun.

• Yağ tüketiminizi azaltın.

• En sağlıklı yağ saf sızma zeytinyağıdır. Ama her şeyde olduğu gibi, burada da dengeli davranın, günde 3 yemek kaşığı zeytinyağından fazlasını tüketmeyin. Bu miktara yemeklerin piştiği yağ dahil. Margarinleri evinizin kapısından içeri sokmayın.

• Tereyağını haftada üç gün, ceviz büyüklüğünü geçmeyecek kadar tüketebilirsiniz. Ancak organik veya doğal köy tereyağını tüketin.

• Şekerli ve asitli içeceklerden uzak durun.

• Alkolden uzak durun.

• Şekeri hayatınızdan çıkarın. Şeker tüketiminizi sıfıra indirin.

• Beyaz unu hayatınızdan çıkarın.

• Öğün atlamayın. En önemli öğün kahvaltıdır, en çok atlanan öğün de kahvaltıdır. Kahvaltının mutlaka düzenli yapın.

• Geceleri metabolizma yavaşlar ve vücut alınan fazla kaloriyi yağ olarak depolar. Akşam yemeklerinizi her zaman çok hafif tutun. Kahvaltı ve öğlen yemeklerinizi zengin gibi, akşam yemeklerinizi fakir gibi yiyin.

• Her gün en az 2 litre su için.

• Lif oranı yüksek besinler tüketin.

• Günde 3 porsiyon sebze tüketin. Sebzeleri çok az pişirin, aşırı pişirmek besin değerini. yitirmesine yol açar.

• Günde 2 porsiyon meyve tüketin.

• Günde 2 porsiyon ev yoğurdu tüketin.

• Haftada 3 gün kuru baklagil tüketin.

• Her gün bir porsiyon mor veya kırmızı renkli sebze meyve tüketin.

• Tuzu azaltın, potasyumu artırın. Marketlerde satılan sodyumsuz potasyum tuzlarından kullanabilirsiniz. Tuzsuz yapamam diyorsanız, rafine tuzu hayatınızdan çıkarın, ‘kristal kaya tuzu’ kullanın. Ülkemiz tuz mağaraları cenneti unutmayın! Ancak kaya tuzunu ölçülü kullanın, sakın abartmayın!

• Omega-3 yağları, damar duvarındaki hasarı engeller ve bağışıklık sisteminizi destekler. Yeterli miktarda Omega-3 alabilmek için, her gün semizotu, ceviz veya keten tohumu tüketin.

• Marketten alışveriş yaparken gıdaların etiketlerini okuyun. Katkı maddesi içermeyen gıdaları tercih edin!

• Glikoz ve früktoz şurubu içeren gıdalardan uzak durun.

• Kıyma türü ile hazırlanmış şarküteriden uzak durun. Pastırma, kurutulmuş et gibi şarküteri ürünlerini haftada bir kez tüketebilirsiniz. Ama sucuk, salam, sosis gibi aşırı miktarda katkı maddesi kullanılan şarküteri ürünleri sağlığınız için tehlikeli olabilir.

• Kızartmaları hayatınızdan çıkarın.

• Her zaman zararlı olan yerine sağlıklı alternatifleri tercih edin. Beyaz ekmek yerine tam tahıl ekmeği, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı, şeker yerine bal, çikolata yerine kuru meyve gibi…

• Daha az yiyin. Her zaman yiyebileceğinizden daha az yiyerek, tam doymadan sofradan kalkın. Beslenmede aşırıya kaçmak, insan ömrünü kısaltır. Kontrollü şekilde az gıda almanın yaşamı uzattığı ispatlanmıştır.

-Alıntı- (Dr. Ümit Aktaş, İlaçsız Yaşam)

Bir Cevap Yazın

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.