Nefsani İsteklerin Kırılması

“Mutedil bir tabiatta en efdal olan, midenin ağırlığını hissetmeyecek ve açlığın elemini duymayacak kadar yemektir. Hatta kişi midesini unutmalı ve açlık kendisine asla tesir etmemelidir. Çünkü yemekten gaye hayatta kalmak ve ibadet için güç kazanmaktır. Midenin ağırlığı insanı kulluktan alıkoyar. Açlık acısı da kalbi meşgul eder ve onu ibadetten meneder. Öyleyse gaye kişinin, meleklere benzemek için kendisinde yiyeceğin tesiri kalmayacak şekilde yemesidir. Çünkü melekler için yemeğin ağırlığından ve açlığın ıstırabından söz edilemez. İnsanın gayesi meleklere uymaktır. İnsan için açlık ve tokluktan kurtuluş söz konusu olmadığında, bu ikisinden en uzak durum orta yoldur. Bu da itidaldir.”

Hüccetü’l-İslâm İmam Gazzālī Hazretlerinin İhyâ adlı eserinin Mühlikat kısmında olan bu kitap oburluğun ve cinsi şehvetin afetlerinden bahsederek Müslümanlara sırat-ı müstakimi ve itidali göstermekte…”

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Allah (cc) dünyada yemesini ve içmesini azaltan kimseyi meleklere överek şöyle diyordu: ‘Kuluma bakın, dünyada onu yemek ve içmekle imtihan ettim. Ancak kulum yeme ve içmeye karşı sabretti ve onları terk etti. Şahit olun ey meleklerim! Ben onların ağızlarına koyduğu her bir lokmayı cennette derecelere çevirdim.”

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.